Sinerji Çevre

Gelişen çevrede kalıcı çözümler

Sinerji Çevre Logo

Hakkımızda

Sinerji Çevre Danışmanlık Hizmetleri

2006 yılından günümüze emisyon ve imisyon ölçümleri, çevre danışmanlığı yapan kadromuz; 2010 yılı sonu itibari ile Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Denetim Yönetmeliği ve Çevre İzin ve Lisansları Hakkında Yönetmelik kapsamında vermiş olduğu Çevre Danışmanlık hizmetini Sinerji Çevre Denetim Danışmanlık Ltd. Şti. üzerinden yürütmeye başlamıştır.

Ankara merkezli Çevre Danışmanlık firması olan Sinerji Çevre Denetim Danışmanlık Ltd. Şti. 23.01.2011 tarihinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ ndan Çevre Danışmanlık Firması Yeterlik Belgesi'ni almış ve deneyimli Çevre Görevlileri ile tüm ülkede Türk Sanayiine hizmet vermeye başlamıştır.

Karbon Ayak İzi

Atmosferde bulunan su buharı, karbondioksit, metan ve diazot monoksit gibi gazların miktarı arttıkça yeryüzü daha fazla ısınmaktadır. Bunun ana nedeni insan faaliyetleri etkisidir. Bu faaliyetler doğrudan ya da dolaylı olarak seragazları salımına neden olabilir. Isınma, aydınlatma, pişirme, ulaşım, hayvancılık faaliyetleri, ve endüstriyel süreçler sonucu atmosfere salınan eşdeğer karbondioksit miktarı günden güne artmaktadır. Bir bireyin, bir ülkenin veya bir kuruluşun sürdürdüğü faaliyetler sonucu atmosfere saldığı sera gazlarının karbondioksit cinsinden karşılığı karbon ayakizi olarak adlandırılır. Doğal süreçte doğa atmosferde bulunan sera gazlarının dengesini sağlamaktadır. Karbon ayak izi hesabı daha ne kadarlık bir biyokapasiteye ihtiyacımız olduğunun cevabını vermektedir.


Normal şartlarda, kişi başına düşen biyokapasitenin kişi başına düşen ekolojik ayak izinden fazla olması beklenir. Kişi başına düşen karbon ayak izi yaklaşık 4 tondur. Çin, Amerika ve Hindistan gibi ülkeler en büyük karbon ayak izine sahip ülkeler arasında yer alırken, Türkiye, İtalya, Almanya, İspanya gibi birçok ülkenin daha fazla biyokapasiteye ihtiyacı bulunmaktadır. Bu biyokapasite ihtiyacı, basitçe ekonomik gelişme için daha çok karbon tüketmek olarak tanımlanabilir. Ancak günümüz iklim şartları ve iklim anlaşmaları buna müsaade etmemektedir. Bu durumda gelişme yaklaşımımızı değiştirme gerekliliğini doğurmaktadır.

İnsanların yaşamsal faaliyetlerini sürdürmeleri için ısınma, pişirme, ulaşım gibi fosil yakıt temelli faaliyetlerin sera gazı salımına neden olmaktadır. Doğrudan salımların yanı sıra dolaylı salımlar da karbon ayak izinde önemli bir yer tutabilir. Dolaylı salıma neden olan endüstriyel süreçlerin karbon salımında payı büyüktür.

Bir ürünün üretilmesinden, taşımacılıkta dahil, bertaraf edilmesine kadar izlenen tüm süreçler karbon ayak izinin bir parçasıdır. Örneğin; 70 cc’lik cam şişenin üretilmesi için atmosfere salınan sera gazı miktarı 1 kg CO2 eş ‘dur. Hayvancılık faaliyetleri, tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi için uygulanan yöntemler de önemli miktarda sera gazı salımına neden olmaktadır. Örneğin; 1 kg sert peynirin üretilmesi için atmosfere 12 kg CO2 eş salınmaktadır. Karbon ayak izi hesaplanırken seyehatlar dahil tüm ulaşımlar, evde kullanılan enerji türü ve miktarı, tüketilen besin türleri ve miktarları, satın alınan ürünler dikkate alınmaktadır. Bir bireyin karbon ayak izini azaltması için ulaşım alışkanlıklarını, beslenme şeklini, ısınma türünü ve doğalgaz kullanımı yerine biyoenerji gibi alternatif yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı gibi pişirme yöntemlerini değiştirmesi gerekmektedir.

Tam olarak bu noktada devreye giren TS EN ISO 14064 ailesi; endüstriye ve devlete Sera Gazı (GHG) salınımlarını azaltmaya yönelik programlar geliştirmek için bir dizi araç sunar. TS EN ISO 14064 standardı kapsamında yapılan Sera Gazı (GHG) raporlamaları, kurumların karbon ayak izini görmesini, doğrulamasını, karbon piyasalarında karbon satışı yapabilmesini, doğru tedbirler alarak hem yarının dünyası için karbon ayak izini azaltmasını hem de bu tedbirleri uygulayarak ekonomik tasarruflar yaratmasını sağlayan kazan-kazan durumu yaklaşımıdır.


TS EN ISO 14064-1 standardı kapsamında hazırlanan Sera Gazı Envanter Raporu, 2018 yılında yapılan standard revizyonu ile;

  • doğrudan SG salımları ve uzaklaştırmaları;
  • doğrudan SG salımları ve uzaklaştırmaları;
  • ithal edilen enerjiden kaynaklanan dolaylı SG salımları;
  • ulaşımdan kaynaklanan dolaylı SG salımları;
  • kuruluş tarafından kullanılan ürünlerden kaynaklanan dolaylı SG salımları;
  • kuruluşa ait ürünlerin kullanımıyla bağlantılı dolaylı SG salımları;
  • diğer kaynaklardan dolaylı SG salımlarını içermeli;
  • firma tarafından belirlenmiş amaca,
  • belirlenmiş olan sınırlara uygun,
  • şeffaf ve
  • ispatlanabilir olmalıdır.

Tüm bu liste, hem uzun hem yoğun hesaplamalar gerektiren bir süreç istemekte hem de veri toplama süreçlerinin zorluğu, yeni kalite sistemi entegrasyonları ve eğitimler gerektirmesi sebebiyle oldukça multidisipliner çalışmalar gerektiren bir yaklaşımla yürütülmektedir.

Ayrıca burada özellikle kapsam maddeleri incelendiğinde görülebilecek olan “kuruluş tarafından kullanılan ürünlerden kaynaklanan dolaylı SG salımları” ve “kuruluşa ait ürünlerin kullanımıyla bağlantılı dolaylı SG salımları” oldukça komplike hesaplama ve modellemeler gerektiren life cycle assessment (LCA) (yaşam döngüsü değerlendirmesi) uygulamaları kapsamında yapılacak olan bir dizi işlemi gerektirmektedir.


Bu kapsamda Sinerji Çevre olarak;

Danışmanlık Hizmeti Adımları

basamaklarını içeren ayrıntılı TS EN ISO 14064-1 kapsamında danışmanlık hizmetleri vererek; yeni revizyon ile önem kazanmış olan LCA (life cycle assessment / yaşam döngüsü değerlendirmesi) konularını da içeren ayrıntılı Sera Gazı (GHG) beyanları hazırlayarak ve doğrulaması süreçlerinde bulunarak yarının dünyasına Türk Sanayisini hazırlamak üzere pek çok sektörde pek çok farklı kuruluşa verdiğimiz hizmetler ile sürdürülebilir bir çevrenin inşasında yer almaktayız.

Sizler de Paris Anlaşması, İklim Kanunu, Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi ulusal ve uluslar arası mevzuatlarla günümüzün en önemli ve popüler çevre konusu haline gelmiş olan Küresel Isınma ve İklim Değişikliği konusunda aksiyonlar almak, yukarıda belirtilen 14064-1 standardı kapsamında “tam ve eksiksiz” raporlama - doğrulama hizmetleri alabilmek isterseniz, bizlerle iletişime geçebilir karbon ayak izi konusundaki 10 yılı aşkın geçmişimizle, danışmanlık hizmetlerimizden faydalanabilir, uzman sera gazı danışmanlarımız ile süreçlerinizin yürütülmesini sağlayabilirsiniz.


“Gelişen Çevrede Kalıcı Çözümler” için bizlere ulaşabilirsiniz.

AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon


Yeşil Mutabakat, AB’nin 2050’ye kadar net sera gazı emisyonlarının sıfırlanması, ekonomik büyümenin kaynak kullanımına bağlılığının sona ermesi (decoupling) ve kimsenin ve hiçbir bölgenin geride bırakılmaması temel hedeflerini içeren yeni büyüme stratejisidir. Yani Mutabakat, emisyonları azaltırken iş imkanları yaratacak ve yaşam kalitesini artıracaktır.


Tanımlanan hedefler kapsamında bu büyüme stratejisi; i) temiz enerji, ii) sürdürülebilir sanayi, iii) inşaat ve renovasyon, iv) tarladan sofraya, v) kirliliğin ortadan kaldırılması, vi) sürdürülebilir hareketlilik ve vii) biyoçeşitlilik olmak üzere 7 politika alanı altında kurgulanmıştır.

Karbon Ayak İzi

Bu hedeflerin hayata geçirilmesinde en dikkat çeken uygulama sınırda karbon düzenlenmesi denilen vergilendirme sistemidir. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (Carbon Border Adjustment Mechanism– CBAM), genellikle daha düşük maliyetle üretilen yüksek emisyonlu ürünler ile görece daha düşük emisyonlu ancak yüksek maliyetle üretilebilen alternatif ürünlerin rekabet gücünü aynı seviyeye getirmeyi amaçlamakta.


Bu kapsamda Türkiye’nin de AB ile iş birliğine devam edebilmesi için Mutabakat kapsamında en fazla değişim ve dönüşüm geçirmesi beklenen tarım, elektronik, ambalaj, plastik, tekstil ve inşaat (ve inşaata girdi sağlayan imalat kolları) gibi sektörlerde düzenlemeleri iyi anlaması, gelişmeleri takip etmesi ve oluşturulacak standartlara uyum sağlamak konusunda hızlı adım atabilme yeteneğini geliştirmesi gerekecek ülkelerden olduğu görülmektedir. TÜSİAD’ın Eylül 2020’de yayımladığı, “Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi Raporu”, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında öngörülen Sınırda Karbon Düzenlemesi devreye girdiğinde, Türkiye’den AB’ye ihracat yapan sektörlerin artan maliyetlerden etkileneceğini bariz bir şekilde ortaya koymaktadır. Karbonun ton fiyatını 30 euro ve 50 euro olarak iki farklı senaryoda ele alan araştırma, AB’nin yeşil ekonomik dönüşümüne uyumlu tedbirlerin alınması durumunda gayri safi yurtiçi hasılanın sırasıyla %5,7 ve %6,6 daha yüksek; seragazı emisyonunun ise sırasıyla %16,5 ve %15 daha düşük olacağını hesaplanmaktadır.


Sizlerde firmanızı yeşil mutabakatın oluşturduğu risklerden korumak, fırsatlardan ise faydalandırmak istiyorsanız bizlere ulaşabilir, uzman Sera Gazı danışmanlarımız ile AB kriterlerine uygun olarak karbon ayak izinizi hesaplatabilir, firma ve personelinizi eğitimler ile yarının dünyasına hazırlayabilirsiniz.

Paris Anlaşması Nedir?


Paris Anlaşması, 2015 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) Paris’te yapılan 21. Taraflar Toplantısı’nda imzaya açılan ve Dünya’nın Sanayi Devrimi’nden bu yana ortalama yüzey sıcaklığındaki artışı 2 derecenin altında tutmayı, mümkünse 1,5 derecede sınırlandırmayı amaçlayan bir anlaşma çerçevesidir.


Paris Anlaşması

Paris Anlaşması’nın farkı ne?


Paris Sözleşmesi’nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanan Kyoto Protokolü’nden en önemli farkı, bütün ülkeleri kapsaması.


Paris Anlaşması, önceki sözleşmelerin aksine, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin kendilerinin belirleyeceği sera gazı azaltımı taahhüdünde bulunmasını öngörüyor. Bu taahhütler de yine anlaşma gereği her 5 yılda bir gözden geçirilecek. Bu anlamda Paris sözleşmesi adeta bir raporlama sözleşmesi, şeffaflık prensibi gereği de ülkelerin bu taahhütleri herkese açık.


Ancak bunu yaparken de Çerçeve İklim Sözleşmesi’nin en önemli prensiplerinden biri olan “ortak fakat farklı sorumluklar” prensibi halen yürürlükte. Yani ülkeler kendi ekonomik şartlarına ve kalkınma amaçlarına uygun sera gazı azaltım planları yapma hakkına sahipler.


Türkiye ve Paris Anlaşması


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. Maddesi’nin son fıkrasına göre uluslararası antlaşmalar kanun hükmündedir; dolayısıyla iç hukukun parçasıdır. Hukuk kaynağı olarak antlaşmalar, hükümleriyle doğrudan uygulanabilir; içerdiği düzenlemelerin ayrıca bir kanunla tekrarlanmasına, teyit edilmesine gerek bulunmamaktadır. Taraf olunan bir antlaşmaya dayanılarak yönetmelik çıkarılabilmektedir.


Ülkemiz, Paris Anlaşması’na taraftır. Bu kapsamda ilgili anlaşmanın hükümlerini yerine getirmekle yükümlü olup; BMİDÇS sekretaryasına sunduğu ulusal katkı beyanında, hiç önlem almadığı senaryoda (referans senaryo) 2030 itibarıyla 1.175 milyon ton CO2e seviyesine ulaşan emisyonlarını, önlemler altında %21 azaltımla 929 milyon ton CO2e seviyesine indirebileceğini beyan etmiştir. Ek olarak Paris Anlaşması’nın meclisimizce onaylanması ile birlikte; Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guiterres, Türkiye’nin, 2053 yılına kadar net sıfır emisyon taahhüdü kapsamında hazırlaması gereken Ulusal İklim Eylem Planı’nı en kısa sürede sunmasını beklediğini söyledi.


Paris Anlaşması

Bizleri Neler Bekliyor?


Küresel Karbon Atlas’ına göre Türkiye, emisyon salımı açısından dünyada 16. sırada yer alıyor ve küresel sera gazlarının yaklaşık %1’inden sorumlu.


Türkiye’nin 2053 yılında sıfır karbona ulaşması için kısa ve uzun dönemde nasıl bir politika sergileyeceği hususunda yeni bir yol haritası yapması şart. Bu çerçevede de Anlaşma’nın gereği olan Ulusal Katkı Beyanı dediğimiz sera gazı azaltımı taahhüdünü sözleşme sekretaryasına vermesi ve bunu her 5 yılda gözden geçirmesi gerekiyor. Şimdiye kadar Türkiye’nin belirtmiş olduğu taahhüt, emisyonlarını 2030’a kadar olağan, yani yeni önlemler alınmayan senaryoya göre %21’e kadar azaltmak ancak uluslararası camiada bu taahhüt yeterli bulunmuyor.


Bunun için de enerji sektörü başta olmak üzere en çok sera gazı salınımından sorumlu sektörlerden başlayarak, bütün sektörlerin kendilerini yenilemeleri, alternatif enerji ya da yeşil enerjiye dönüşümünün bir an önce başlaması, inşaat, alt yapı ve benzeri tüm sektörlerin karbon ayak izlerini tespit ederek hızlı şekilde aksiyon almaları gerekiyor.


Sinerji Çevre olarak bizler, başta havacılık sektörü olmak üzere Sera Gazı Danışmanlığı alanındaki köklü geçmişimiz ve tecrübelerimiz ile Türk Sanayii’ne bu dönüşümün getireceği süreçlerle ilgili yol haritaları planlayarak, yarının dünyasına sizleri hazırlamayı ve “gelişen çevrede kalıcı çözümler” üretmeyi taahhüt ederiz.

Karbon Ayak İzi

CDP, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve doğal kaynakları korumak amacıyla iş dünyasının işleyiş şeklini değiştirmek üzere çalışan kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Türkiye’de 10 yıldır sürdürülen CDP İklim Değişikliği Programı tüm dünyada CDP programlarının yürütüldüğü diğer ülkelere örnek olacak kalite ve başarıya ulaşmıştır.


Her sene Türkiye operasyonu çerçevesinde Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksinde yer alan şirketlere CDP imzacı yatırımcıları adına iklim değişikliği politikalarını açıklamaları için davet yollayan CDP İklim Değişikliği Programı’na Türkiye’den yanıt veren şirket sayısı 2020 yılında 60'a ulaştı. Şirketlerden toplanan bu veriler CDP’nin ödüllü derecelendirme metodolojisine göre değerlendirilmekte ve her sene CDP Türkiye raporları hazırlanıp, derecelendirmede lider olan şirketlere de ödüller verilmektedir.

CDP, tüm dünyada, sadece uyguladığı ana programlarla değil başını çektiği kampanya ve çevre hareketleri ile de son yıllarda iş dünyası ve politika süreçleri üzerinde etkin olmaktadır. Dünyanın diğer lider çevre örgütleri GRI, Birleşmiş Milletler’in çevre ile ilgili örgüt ve projeleri (UNPRI, UNEP gibi) Caring for Climate, WWF, WBCSD, CDSB, Integrated Reporting ve WRI gibi kurumlarla işbirliği içinde çalışmakta ve özellikle çevre konusunda yönlendirici bir otorite olarak tüm girişim ve örgütlere destek vermektedir. Türkiye’de uygulanmakta olan Sürdürülebilirlik Endeksi çevre verileri yine CDP datalarını referans alarak toplanmaktadır. CDP’nin Global Reporting Initiative ile olan işbirliği kapsamında çevre ile ilgili sorular birebir CDP soruları ile eşleştirilmiş ve böylece şirketler üzerindeki raporlama yükü hafifletilmeye çalışılmıştır.

Özellikle Paris süreci (COP 21) öncesi uluslararası yatırımcıların portföylerindeki kirletici şirketleri ve emisyon yoğunluğu yüksek sektörleri temizlemeye yönelik olarak başlattıkları “Portfolio Decarbonisation” hareketinin önderlerinden biri olan CDP, dünyada son yıllarda en çok ses getiren çevre kampanyası “We Mean Business” ekibinde de yer almış ve Paris anlaşmasına yön veren öncü kurumlardan biri olmuştur. Bu kampanya kapsamında yüzlerce lider şirket birçok farklı çevre konusu kapsamında taahhütlerde bulunarak Paris’te hükümetlerin belirlediği ulusal taahhütleri (NDCs) gerçekleştirme konusunda önceden harekete geçmiş oldu. Kampanyanın kapsamı hızla genişlemeye devam etmektedir.

2011 yılından günümüze başta havacılık sektörü olmak üzere 100'ün üzerinde karbon ayak izi firmamız tarafından hazırlanarak bağımsız doğrulayıcı kuruluşlar tarafından doğrulanmıştır.

Karbon Ayak İzi

CDP Konuları

  • İklim Değişikliği

İklim değişikliğiyle mücadele sürdürülebilir bir ekonomi için olmazsa olmazlardır. CDP, 2002 yılından beri çevresel verileri saydamlaştıran ve iş dünyası karar alma mekanizmalarının ulaşabileceği bir yere konumlandıran bir kurum olmuştur. CDP ayrıca karbon ve iklim değişikliği risklerinin etkili yönetimi için kurumsal farkındalığın artırılmasının ölçümleme ve raporlama yolundan geçtiğine inanır ve toplam 110 trilyon Dolar varlığa sahip 590'dan fazla kurumsal imza yatırımcısı adına dünyanın en büyük şirketlerinden iklim risklerini ve düşük karbon fırsatlarını raporlamalarını ister.

İklim Değişikliği
Su
  • Su

Su güvenliği iklim değişikliğiyle mücadele ve şirketlerin net karını korumaları için hayati öneme sahiptir. CDP'nin su güvenliğiyle ilgili çalışmaları şirketlerin konuyla ilgili raporlama yapmalarını ve müşterileriyle yatırımcıların güçlerini kullanarak çevresel etkilerini azaltmalarını kolaylaştırmaktadır. CDP'nin topladığı veriler karar alıcıların riskleri azaltmalarına, alınan aksiyonu sermayeleştirmelerine ve daha sürdürülebilir bir dünya için liderlik etmelerine olanak tanır.

  • Ormanlar

Ormansızlaşma iş dünyası için önemli bir risktir. CDP bu riski yönetmek ve düşük karbonlu ekononiye geçişi sağlamak için şirketler ve yatırımcılarla işbirliği içinde çalışır. Bununla beraber, ormansızlaşma ve ormanların tahrip edilmesi dünyanın toplam seragazı emisyonunun %10-15'inin sebebidir ve tam da bu yüzden ormansızlaşmayı önlemek için çalışmak iklim değişikliğini önlemeye yönelik uluslararası hedeflere ulaşmada büyük katkı sağlar. CDP'nin ormansızlaşma programı kapsamındaki çalışmaları şirketlerin ormansızlaşma risklerini nasıl ele aldıklarını anlamak isteyen 110 trilyon Dolar varlığa sahip 590'dan fazla imzacı yatırımcı adına yürütülmektedir.

Ormanlar
  • Tedarik Zinciri

CDP iklim, su ve orman risklerini azaltmak için satın alıcı organizasyonlarla ve tedarikçilerle çalışır. İklim değişikliği, ormansızlaşma ve suyla ilgili risklerin belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik olan ve tedarik zincirleriyle birlikte gerçekleştirilen bu çalışmalar 200 satın alıcı organizasyonu ve 15.000'ten fazla tedarikçiyi kapsar. Değer zincirlerinde işbirliğine ve saydamlığa ulaşan CDP Tedarik Zinciri üyesi şirketler böylelikle tedarikçileriyle birlikte risklerini yönetebilir, fırsatlardan faydalanabilir ve iş faaliyetlerinin devamlılığını garanti altına alabilirler.

  • Firmanız ve CDP

Yatırımcılar ve satın alma departmanları, CDP ile bilinçli kararlar vererek üstün çevre performansı gösteren şirketleri ticari ilişkiler kurarak ödüllendirmektedir. Bu kapsamda CDP anketlerinde doğru stratejileri izlemek, sizi takip eden yatırımcıların belirlemiş olduğu hedefleri yakalmak firmanızın ticari gücünü ve yatırımcı desteğini arttıracaktır. CDP, Firmanızın büyük yatırımcılar ve işbirlikleri için ihtiyacı olan platformu sizlere sunarken yarının dünyasının ve çevresinin sağlığının inşaası için doğru adımların atılmasını da sizlere sağlayacaktır.

Sinerji Çevre Danışmanlık olarak;

CDP anketlerine teknik ve detaylı cevaplar verebilmek ve sizi takip eden yatırımcıları tatmin edebilecek bir beyan oluşturmanızda uzmanlarımızla sizlere tüm desteği vermekteyiz. Bu kapsamda CDP alanında alınacak aksiyonlarla ilgili olarak danışanlarımıza verdiğimiz hizmet basamakları aşağıdaki şekliyle özetlenebilir;

Sinerji Çevre Logo

1. CDP Hedef Belirlemesi:

Bu aşamada, firmanızın daha önce CDP beyanı yaptıysa, yapmış olduğu beyan, beyan yapmadıysa da CDP prosedürüne dahil olma amaçları kapsamında ayrıntılı değerlendirme yapılarak CDP anketleri kapsamında gerçekçi yaklaşımlar ile puanlama hedeflerinin belirlenmesi sağlanmaktadır.

2. Anket Yanıtlaması:

CDP soru setlerine firmanızdan alınan veriler doğrultusunda ilgili cevapların verilmesi ve anket sonuçlarında alınabilecek en yüksek skorun elde edilmesi konusunda yönlendirmelerin yapılması sağlanmaktadır.

3. Puanlama Modellemesi:

Verilmiş olan anket cevapları kapsamında alınabilecek CDP skorunun tahmini üzerine, CDP sistematiğine uygun puanlamalar yapılarak ön görülebilirlik sağlanmaktadır.

4. Uzun Vadeli Planlama:

CDP skorunun belli olması akabinde ilerleyen süreçlerde senelik cevaplamalarla sürdürülebilir bir iyileştirme konusunda strateji belirlenmesi konusunda firmanız ve kalite yönetim sistemlerinizin niteliği üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapılmaktadır.

CDP Adımları

Sizlerde iş dünyasının sürdürülebilir çevre açısından en önemli oluşumunda yer almaya karar vermiş ve bu konudan uzman desteğine ihtiyaç duyuyorsanız, bizlere ulaşabilirsiniz.

Sera Gazı Akademi


2011 Yılından bu yana, Sera Gazı hesaplama, raporlama ve kurum içi eğitimler konularında; pek çok sektörde, pek çok öncü kuruluşa başarıyla verdiğimiz hizmetler ile edinmiş olduğumuz sektörel deneyimlerimizi “Sinerji Çevre Sera Gazı Akademi Projesi” kapsamında bir dizi eğitim programıyla kıymetli katılımcılarımızla paylaşıyoruz.

Yaptığı her işte kaliteyi önceleyen firmamızın Sera Gazı Akademi Programı ile öncelikli hedefi günümüzün en popüler çevre konusu olan Küresel İklim Değişikliği Konusunda Çevre Mühendisliği perspektifini yaygınlaştırmak ve piyasada olan bilgi kirliliğinin aksine “gerçekten” çalışmalar yapabilen konusunun uzmanı kişiler yetiştirmektir.


Sera Gazı Akademi

Sera Gazı Akademi Programı Süreçleri Nasıl İşler?


Sera Gazı Akademi, tüm bilgi ve birikimlerimizi şeffaf bir şekilde katılımcılarımızla paylaşmayı ve “gerçek” uzmanlar yetiştirmeyi hedeflediğimiz bir programdır.

Kısıtlı bir kontenjanla yürüteceğimiz bu eğitim süreçleri için, öncelikle aşağıda yer alan başvuru formunu doldurmanız, başvuru formunu doldurduktan sonra ise en çok beş iş günü içerisinde katılmak istediğiniz eğitimin ücretini aşağıda yer alan ödeme bilgilerini kullanarak ödemeniz gerekecektir. Ödeme açıklamasına katılmak istediğiniz eğitim adını ve başvuru formunda verdiğiniz eğitim adayına ait isim soy isim bilgilerinizi eklemeyi unutmayınız. (Örnek: TS EN ISO 14064-1 (2019) Bahadır ÖZELER). Ödemeye ilişkin dekontunuzu "https://seragazidanismani.com/dekont-yukleme-formu" adresinde yer alan form aracılığı ile sisteme yüklediğinizde kayıt işleminiz tamamlanmış olacaktır.

Eğitime son beş gün kala yapılan başvurular için dekontun aynı gün sisteme yüklenmesi gerekmektedir. Dekont yüklemesi yapılmayan başvurular geçersiz sayılacaktır. Eğitim programında bir aksaklık yaşanması durumunda vermiş olduğunuz iletişim bilgileri ile sizlerle iletişime geçilecek olup; gerekli olması halinde ücret iadesi tarafınıza gerçekleştirilecektir.


Sera Gazı Akademi

Eğer Online bir eğitim periyoduna katılmayı tercih etmişseniz; eğitim katılım linki ödemeyi yapmış olan adaylar ile eğitimden bir gün önce vermiş oldukları mail adresleri aracılığı ile paylaşılacaktır.


Ödeme bilgileri:
Ziraat Bankası Küçükesat Şubesi
IBAN No: TR 64 0001 0006 8155 9370 2650 01

Başvuru Yap


Sera Gazı Akademi Eğitim Programları Nelerdir?


Bu kapsamda; 10 yılı aşkın süredir sera gazı hesaplama ve raporlama deneyimimizi aktarabilmek için ilk eğitim programımız TS EN ISO 14064-1 (2019) Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplama konulu olacak. Eğitim kalitesini optimize edebilmek ve doğru bilgi aktarımını sağlayabilmek için maksimum 10 katılımcı ile sınırlı olacak eğitim programımızın ilk adımında hesaplayıcı adayına vermek isteğimiz kazanımlar ve eğitim programı aşağıdaki şekildedir;


Eğitim İçeriği Kazanım Hedefi
Küresel İklim Değişikliği Farkındalık Eğitimi TS EN ISO 14064-1 (2019) standart ve standart gerekleri hakkında detaylı çalışmaya başlamadan önce, gereken alt yapının sağlanması için uzman adayına temel bilgilerin aktarılmasının sağlanmasıdır.
Uluslararası Yaklaşımlar: EU ETS, Paris Anlaşması ve Yeşil Mutabakat (Sınırda Karbon Mekanizmaları) Hesaplayıcının; günümüz koşullarında hesaplama yaptığı konuya ilişkin güncel politik süreçlere hakimiyetini sağlamak ve hesaplama yaptığı konuları bu düzlemde değerlendirmeler yapabilmesini sağlamak.
TS EN ISO 14064-1 (2019)
  • Standardın yaklaşımlarını, isteklerini ve esneklik mekanizmalarını anlatarak hesaplayıcının temel dayanak noktasını anlamasını sağlamak.
  • Yapması gereken iş ve işlemleri, kurması gereken kalite entegrasyonlarını anlatmak, hesaplayıcı için en doğru kılavuzu inceleme ve en uygun veri toplama metodolojilerini benimsetmek.
Hesaplama ve Soru Çözümleri
  • 2011 yılından beri yapmış olduğumuz hesaplama ve dahil olduğumuz doğrulama süreçlerinden hareketle örnek senaryolar kurarak, hesaplayıcı adayı ile aşama aşama doğru bir hesaplama süreci yürütmek.
  • Kullanılabilecek kaynakları, bilgiye ulaşma şeklini ve hesaplayıcı perspektifini somut ve sayısal örnekler ile pekiştirmek.


Eğitim içeriği, ücreti, yeterliklerimiz, referanslarımız ve benzeri aklınıza gelebilecek tüm konularda bizlerle iletişime geçebilirsiniz.


Sera Gazı Akademi

MRV (Monitoring, Reporting and Verification) Nedir?


MRV (İzleme, Raporlama ve Doğrulama) sistemi, sera gazı emisyonlarıyla ilgili geliştirilen ve ilk olarak 2007 yılında gündeme gelen bir kavramdır. MRV’nin en önemli fonksiyonu, ulusal sera gazı emisyon seviyelerinin ve bu konudaki finansman çalışmalarının şeffaflığını artırmasıdır. MRV sistemi, iklim değişikliğiyle ilgili bilgilerin, gelişmelerin ve güncel verilen; ayrıca yapılan çalışmalardan elde edilen çıkarımların paylaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Bu sayede, belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Bu sayede kurumsal, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarının şeffaflığı artar. Bu da ülkelerin iklim finansmanı bağışçılarının ve diğer yatırımcıların güvenini uluslararası düzeyde güçlendirir.


MRV

MRV’nin sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması ile ilgili getirdiği şeffaflık, çalışmaların karşılaştırılabilir olmasını da sağlamaktadır. Böylelikle, yerel ve uluslararası MRV sistemleri arasında bir tutarlılık oluşmaktadır. UNFCCC kapsamındaki Ulusal Envanter Raporlarında olduğu gibi, MRV sistemleri için de ayrıntılı raporlamalar yapılabilir. Bu da küresel iklim sorunlarının çözümü için en iyi uygulama örneklerinin tüm paydaşlar tarafından öğrenilmesini sağlar.


MRV

MRV’nin metodolojiler açısından en gelişmiş ve birçok ülkenin en fazla aşina olduğu kısmı, UNFCCC kapsamında hazırlanan ulusal envanterler biçimindeki GHG (Green House Gas) emisyon seviyelerinin MRV’sidir. Azaltma eylemleriyle ilgili olarak, GHG emisyon azaltımları MRV çerçevesine yaygın bir şekilde dahil edilebilmektedir. Fakat, azaltım eylemleri her zaman doğrudan emisyon azaltımlarını sağlamayabilir. Zira önce emisyon azaltımının önündeki engellerin üstesinden gelinmesi gerekebilir. Örneğin, kapasite geliştirme, yasal çerçevenin ayarlanması, belirli teknolojilerin ulusal pazarlara tanıtılması vb gibi süreçlerin işletilmesi gerekebilir. Emisyon azaltımının önündeki engellerin azaltılması, pratikte artırılmış azaltım kapasitesi olarak nitelendirilmektedir. Azaltma kapasitesinin artırılması, hafifletme eylemlerinin en önemli amaçlarından biridir ve diğer amaçlar gibi MRV kapsamında ele alınmalıdır.


MRV

Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, bizlerde Çevre Mevzuatı uyarınca, gelişmekte olan dünya trendleri ve küresel iklim değişikliğinin çözüm üretme noktasında aksiyon alarak yukarıda bahsettiğimiz MRV sistemlerini işleterek ulusal envanterimizi tayin edebilmek için; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yeni mevzuat oluşumlarına başladık.


MRV
MRV

Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik


07.05.2014 tarih ve 29003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik” Ek-1 listesinde yer alan tesislerin faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması iş ve işlemlerini yaptırmak zorundadır.


Yönetmelik kapsamında uzman sera gazı danışmanlarımız,

  • Faaliyetler Sonucu Oluşan Emisyonların Kaynak ve Kaynak Akışlarının Tespiti
  • Sera Gazı İzleme Planlarının hazırlanması
  • Faaliyet Verilerinin Toplanması
  • İç Tetkik Çalışmalarının Yapılması
  • Risk Değerlendirmesi
  • Sera Gazı Emisyon Faktörlerinin belirlenmesi
  • Belirsizlik Değerlendirmesi Çalışmaları
  • Üç’er Aylık Periyotlarda Saha Denetimleri İle İzlemelerin Denetlenmesi
  • Sera Gazı Emisyon Hesaplamalarının Yapılması
  • Doğrulama Çalışmalarına Katılım Sağlanması
  • İyileştirme Raporlarının Hazırlanması

Konularında hizmet vermektedir.


Siz de ilgili yönetmelik uyarınca Sera Gazı Danışmanlığı almak istiyorsanız, “Gelişen Çevrede Kalıcı Çözümler” için bizlere ulaşabilirsiniz.


Çevre Danışmanlık

23.01.2011 tarihinde ilk kez Çevre Danışmanlık ve Yeterlilik Belgesi alan firmamız, bu zamana kadar çevre mevzuatı kapsamında bir çok sanayi kuruluşuna aşağıdaki konular kapsamında hizmet vermeye devam etmektedir... Devam et>>

Seragazı Danışmanlık

17.05.2014 tarih ve 29003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik” Ek-1 listesinde yer alan tesislerin faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının... Devam et>>

Karbon Ayakizi

Kuruluşun faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazlarının CO2 cinsinden atmosfere ve çevreye etkilerinin hesaplanması çalışmasıdır. Bu hesaplama TS EN ISO 14064-1 standardı doğrultusunda hazırlanır. Kuruluş kaynaklı sera gazı emisyon... Devam et>>